bi yere uyduramadıklarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bi yere uyduramadıklarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Temmuz 2010 Pazar

"Yonca Evcimik - Tweetine Bandım: Biz çok eğlendik, beraber eğlenelim" Hiçte eğlenmedik... :)

Dün Disko Kralı'na konuk olanların arasında Yonca Evcimik' de vardı. Zaten bu Tweetine Bandım şeysini de orada gördüm duydum ilk kez. Twitter üzerine yapılmış makara kukara amaçlı saçma sapan bir şarkı/single. :)

Yonca Evcimik'in twitterına girip baktığımda hemen hemen her cümlesinde "Eğlence için yaptımığız Tweetine Bandım şarkısı çok büyük ilgi gördü" gibi sözler söylemiş. Nerde ilgi görmüş anlamıyorum valla.. :) Bu resmi aldığım yere bakmak için tıklayın, tıklayında görün neler yazıvermişler. :)

24 Temmuz 2010 Cumartesi

Dondurma Çubuğu Kalpazanı :)

Promosyonlu dondurma çubuklarının sahtesinin yapılıp piyasaya sürüldüğü belirlenmiş. :)

" Hayır, kimlik sahteciliğini felan gördükte bu nedir ya hu ?! " Diyenleriniz olabilir. :) Aslında gayette şarşırtı; ama ben hiçte şaşırmadım ve de çok üzüldüm. Benden önce davranmışlar, kahretsin. :)

Benim gibi şaşırmayanlarınız da elbet, vardır. :) Hangimiz küçükken şu binde bir çıkan bedava yazısını çubuğa kopya etmeye çalışmadık ki ? :) Tamam bununla onun aynı şey olmadığını kabul edilebilir; ama amaç aynı işte sadece bu biraz daha uçukça... :)

22 Temmuz 2010 Perşembe

Hayatta Verilebilecek En Zor Kararlardan: Meslek Seçimi



Öncelikle Merhaba ! :) Uzun zaman oldu...

Bu yazıda Meslek Seçimi konusunu ele alıcam. Bu karar sanırım hayatta verilebilecek en berbat, en iğrenç, en pis, en kusulası, en böğürülesi, ... kararlar arasında. :) Hele de artık yumurta kemiğe dayandıysa -yani benim gibi lise de son senenizse- işte ozaman ayvayı yemişsiniz demektir.

Şu son zamanlarda daha da bi aklımdan hiç çıkmaz hale gelen bu seçimde neler yapmalıyız, neyi önplanda tutmalıyız, kriterlerimiz ne olmalı gibi sorulara bu yazıda yanıt bulabileceksiniz kanımca. Aslında pekte emin değilim yazının ilerleyen safhalarında neler yazacağım konusunda. :) Başlayalım...


Kişi; Üniversite ve Meslek Seçiminde bulunurken öncelikle yapacağı mesleği belirleyip buna göre puanı yettiğince en iyi üniversiteyi seçer. Yani mantıken bu hep böyle olmuştur. Ama eğer sizde benim gibi birazcık anormalseniz: önce üniversiteyi seçer ardından mesleği seçersiniz. :) Mutlaka Ege Üniversitesi olacak.. :) Sonraki yazılarda Üniversite Seçimi konusunu da ele alıcam.

20 Mayıs 2010 Perşembe

Artık Cumartesi de Okula ! - Haydi Öğrenciler Okula... :)



MEB'in yaptığı açıklamaya göre, 2011 yılından itibaren hafta sonu tatili 1 güne indirildi. Yalnızca Pazar günü tatil yapacakları bildirilen öğrenciler, Cumartesi günleri okula gelip 6 saatlik (kimi liseler 5 veya 7 olarak değişebilir) etüt ya da sınav benzeri şeylerle günlerini geçirecekler. Cumartesi günü okula gelmek mecbur, çünkü gelmeyenler yok yazılacaklar. Bu uygulamayla beraber iş günü arttığı için, devamsızlıkların 25 güne çıkarılması da gündemde. Bunun kararı ise sonra alınacak.

Zaten yalnızca 2 gün tatili olan öğrenci topluluğu, bundan yakınıyorken böyle bir durumun gerçekleşmesi halinde toplu isyana ve şiddet içerikli olaylara kalkışacağından bence böyle bir uygulama MEB tarafından " aramızdaki bir şakaydı " diyerek yalanlanmalı ve ilelebet unutulmalıdır... Hatta Cumartesi tatilinin kaldırıldığını öğrenipte duygusal çöküntüye uğrayanlara hitaben belli bir süreliğinede olsa cuma günüde tatile katılmalı... MEB'e duyrulur !

Cumartesi Tatilini Elimizden Alamazlar ! Yani Almasınlar.. :)

snoktak, 20 Mayıs 2010

14 Şubat 2010 Pazar

Sevgililer Günü - Yuppiihhiii !! :D


"14 Şubat Sevgililer Gününüz" mubarek olsun.

Büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öper. Tüm çiftlere sağlıklı bir ömür ve nice 14 Şubat'lar dilerim. :)

Not:
Saçmaladım.

snoktak, 14 Şubat 2010

Elim ( 2 Parmağım ) Yandı ve Bundan Nefret Ediyorum...


Dün sağ elimin en favori parmakları olan baş ve işaret parmaklarımı yaktığım için yazı yazamadım, "Pattatezzz" e...

Olayı anlatiyim.

Küçük bir tencere gibi bişeye annemin yaptığı çorbayı koyup ısıtmak için ocağa koydum ve içine bir kaşık koyup biraz karıştırdıktan sonra salona geçip televizyonu açtım. TV'de ne olduğunu hatırlamıyorum ama ilgi çeken bişeydi... Tahmin edebileceğiz gibi unuttum çorbayı. :) Aradan bi 15 - 20 dakika geçmiş olucak yanılmıyorsam ve ben hatırlar hatırlamaz hemen kalkıp gittim mutfağa...

12 Şubat 2010 Cuma

Ellerin Mont Veya Üzerinde Ektra Cebi Olan Giysideyken, Bir Elini Pantolonun Cebine Birşey Almak İçin Koyduğunda Oluşan Durum Ve Sonrası... :D


Size sürekli yaşadığım bir olayı anlatıcam. Başlıktan biraz karmaşık gibi görünsede aslında değil. Ayrıca hazır anlatmaya başlamamışken.. başlığın berbat olduğunun farkındayım. :D

Havalar soğuk olduğu için haliyle montumu giyerim bu zamanlarda ve ellerim daima ceplerimde olsun isterim. Yani montumu giymişken daima montumun ceplerindedir ellerim. Telefonumu ise sol cebimde taşırım daima.

Telefonumu çıkarmak için sol elimi çıkarttığımda doğal olarak sol cebime sokmam lazım ki telefonumu alıp ulaşmak istediğim bu telefonuma bakma arzusuna kavuşayım. ( Ooof çok güzel cümle kurdum valla.. :D ) İşte o hoş olmayan durum: telefonumu almak için elimi cebime attığım an.

Sadece o anı kısaca özetlemek gerekirse... Sol elim pantolonumun, sağ elimse montumun cebinde ve böyle çapraz iğrenç, tiksindirici bir görüntü.Tabii beni pek tanımadığınız için böyle bir durumda kaldığımda nasıl bir ruh haline gireceğimi bilmiyorsunuz. Am o an, o an benim için tam bir çıkmazdır. Sanki o anda hayat durur ve fotoğraftaki gibi tüm insanlar benim bu biçimsizce duruşuma bakar. Oysa hem bu telefonu çıkarma süreci saniyelik birşey hem de kimsenin bana baktığı yoookkk. Yani baksalar ne olucak ki sanki. Kendimi anlayamıyorum bazen... Hadi tamam diyelim ki bu kötü bir durum e ozaman neden hep aynı duruma düşüyosun ya da neden iki elini birden çıkarmıyosun...

10 Şubat 2010 Çarşamba

Kulaklık İle Müzik Dinlerken Aynı Zamanda Cipsi Yiyip Cipsi Kıtırtatırken Çıkan Yüksek Sesten Tarifsiz Zevk Almak... :)


Şimdi sizinle geçenlerde fart ettiğim ve de tarifsiz bir zevk aldığım keşfimi anlatıcam. :)

Bu deney için gereken malzemeler:
  • Herşeyden Önce bir kişi,
  • Kulaklık ve cd çalar, mp3 türü müzik oynatıcıları,
  • Cips ( Ruffles ile denedim harika oluyo ).

Pokemon Çizgi Dizisi'nden Mini Hatırlamalar...

( İlginç arabalar konusunda gördüğüm Pikachu'lu arabadan esinlenerek verdiğim söz üzerine... )

Pokemon...

Vazgeçilmez, izlendikçe izlenilesi, unutulmaz bir çizgi dizi. Malum en unutulmaz karakteri Pikachu. Pikachu sap sarı tüyleri, sırtında kahverengi bir çizgisiyle elektrik salımı yapan yanakları kırmızılı bir pokemondur. Şimdi onun yeri ayrı ona birşey denmez. :)

Merhaba !


Merhaba !

Blogta ilk yazımı yazıyorum ve de hayata umutla bakıyorum. :)

Neyapsam ne etsem diye düşünüp biraz oyalanacağım, can sıkıntımı giderecek birşeyler yapmak umuduyla bu blogu açtım.

Herşeyden önce neden " Pattatezzz" ?
  • Birçok isim ( domain ) denedim; fakat ya alınmıştı ondan ya da sonradan içime sinmediğinden vazgeçmek zorunda kaldım. Sonra nasıl olduğuna anlam veremediğim bir şekilde birden aklıma "Pattatezzz" geldi. Evet, valla öyle oldu. Ardından hiç düşünmeden denedim ve açtım blogu.
  • "Pattatezzz"i seçmemin bir diğer nedenide ona verilmeyen değeri vermek ve bu eksikliği gidermek. Bu uğurda büyük çalışmalar yapmış olan Barış Abi'yide burdan saygıyla selamlıyoruz. Domates, biber, patlıcan gibi bir çok zerzevat ürünlerine şarkılarında yer versede ne yazıkki onun şarkılarında "Pattatezzz"e yer yoktur. İşte, işte bu eksikliği giderme görevini kendime bir borç bilirim. :)

Bir de eklemek isdeğim bir şey var. Bu öyle normal, bayağı, bilindik patates değil. İlk "t" si iki kez, "s" yerine "z"ve üstelik bi kez bile değil tam üç kez yazılan concon bir patates... "Pattatezzz" :)

Peki ya hep böyle "Pattatezzz" - "Pattatezzz" mi gidicek, yani bu blogta neler olacucak, içeriği nedir - ne değildir yani ????